Siber Uzayda ABD – Rusya Mücadelesi

ABD başkanlık seçimlerinde Trump’ın zaferini ilan etmesinden hemen sonra çeşitli komplo teorileri ortaya atıldı. Bunların arasında en çok ses getireni de Rusya’nın seçimlere siber uzay üzerinden müdahale etmesi iddiası oldu.

Demokratlar başta olmak üzere bazı siyasi çevreler ve ABD’nin stratejik kurumları, Rusya’ya bağlı bazı odakların (Putin destekli) Amerikan başkanlık seçimlerine doğrudan müdahale ettiğini iddia ediyor. Fakat bunun nasıl olduğu konusunda bir bilgi ya da belge henüz açıklanmış değil.

Trump önceleri bu iddiayı reddederken, devletin üst düzey bazı isimleri net bir şekilde kabul edince sonunda Trump da kabul etti. Özellikle Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi (DNI)’nin bu iddianın doğru olduğunu ısrarla dile getirmesi ve Rusya’nın müdahalesi konusunda hiçbir şüpheye yer olmadığını belirten bir bildiri yayınlaması belki de Trump’ın kararında etkili oldu. Trump’ın ABD’deki müesses nizam eşrafı ile birçok konuda kavgalı olduğu, seçimlere hile karışması hadisesi de meydana gelince ABD içinde bir kriz olduğu söyleniyor.

ABD ve İngiltere’nin iddia ettiği gibi Rusya gerçekten devletlerin ulusal güvenliklerini ihlal etmek suretiyle uluslararası siber operasyonlar gerçekleştirdi mi? Eğer öyleyse örneğin ABD buna neden engel olamadı? Ya da İngiltere Rusya’nın yaptığı operasyonlara karşı koyabildi mi, ilaveten misilleme yaptı mı? Asıl sorulması gereken sorular bunlardır çünkü siber saldırılar tüm dünyada olabilir ve kaynağı tespit edilirse misilleme kapsamında karşılık verilebilir. Peki saldırıların kaynağı tespit edilebilir mi?

Bu soruya evet cevabı verilse bile tüm operasyonların tespiti kimi zaman söz konusu olamamaktadır. Devletler genellikle doğrudan bir saldırı yapmaz, bunun yerine taşeron örgüt kullanırlar. Siber korsan grupları ya da bireysel hackerlar bu işlerde en bilinenleridir. İstihbarat servisleri de belki burada katkı sağlar ancak onlar daha çok işin “aldatma” kısmı ile ilgilenirler desek yanlış olmaz. Yani A ülkesine yapılan siber saldırının kaynağı B ülkesi olarak görülür ancak esas fail C ülkesidir ve A ülkesi bunu tespit edemeyebilir. Bu durum ise tamamen ilgili ülkenin siber uzaya hakimiyet kapasitesi ve teknolojik birikimi ile alakalıdır.

Rusya’nın siber uzaya dair yatırımlarının ciddi öneme sahip olduğu bilinir ve teknolojik kabiliyetinin de ABD’den sonra geldiği söylenir. Dolayısıyla ABD ve İngiltere’nin iddialarının doğru olması muhtemeldir. En basitinden ABD örneğini verirsek; Trump’a yakın güvenlik servislerinin seçimlere müdahale kapasitesinin sınırlı olduğunu, CIA ve NSA teşkilatlarının bu konuda Trump’ın yanında olmadığını, Trump’ın da çare olarak Putin’den yardım istediğini söylemek belki de daha iyi bir komplo teorisi olacaktır. Ayrıca Putin, ABD başkanlık seçimlerini Trump’ın kazanmasını istediğini de açıkça belirttiğini hatırlatalım.