Cyberwise ve Innovera’dan Siber Güvenlik Sektöründe Dev Hamle

Biznet ve Securrent’in birleşmesinden doğan Türkiye’nin lider siber güvenlik firması Cyberwise, sektörün en güçlü oyuncularından Innovera ile bölgesel liderlik hedefleri doğrultusunda, Cyberwise bünyesinde bir araya gelecek.

Türkiye’nin lider siber güvenlik firması Cyberwise, bölgesel liderlik hedefleri doğrultusunda, sektörün en önemli oyuncularından Innovera ile güç birliği yaparak hız kesmeden ilerliyor. Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki en büyük birleşmesini hayata geçirmek için anlaşmaya varan iki firma, anlaşma kapsamında Cyberwise bünyesinde bir araya gelerek müşterileri için uluslararası standartlarda uçtan uca siber güvenlik çözümleri sunmaya ve sektöre değer katmaya devam edecek. Türkiye siber güvenlik alanında gerçekleşen bu önemli gelişme ile bölgesel liderlik hedefine bir adım daha yaklaşan Cyberwise; müşteri tabanını büyütmeye ve yetenek yatırımlarını artırmaya devam edecek.

 

Hedef, bölgesel liderlik

Cyberwise Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Aret Kıllıoğlu anlaşma ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Cyberwise vizyonunu oluşturduğumuzda siber güvenlik sektöründe dinamikleri değiştireceğimizi ve bunu büyük bir hızla hayata geçirmek istediğimizi belirtmiştik. Bu çerçevede sektörün önemli oyuncularından Innovera ile yürüttüğümüz görüşmeler sonucunda hedeflerimizin örtüştüğünü gördük ve güçlerimizi birleştirmek üzere anlaşmaya vardık. Bu anlaşmaya göre iki firma Cyberwise bünyesinde bir araya gelecek. Innovera’nın da aramıza katılımı ile hem Türkiye’deki hem de bölgedeki konumumuzu daha da sağlamlaştırma ve genişletme yolunda büyük bir adım atmış olacağız. Cyberwise olarak ulaştığımız müşteri portföyümüzü, sunduğumuz çözümlerin çeşitliliğini ve ürün geliştirme kabiliyetlerimizi sürekli geliştirirken, hedeflerimiz doğrultusunda birleşme ve satın alma yatırımlarımız devam edecek.”

Bu anlaşmanın Türkiye siber güvenlik sektöründe bu ölçekte gerçekleşen en büyük birleşme olacağını ifade eden Innovera Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Murat Tora: “2019 yılı başında kendimize hedef olarak koyduğumuz ‘Bölgesel genişleme ve inorganik büyüme’ stratejimiz doğrultusunda uzun zamandır çalışmaktaydık. Atılan bu adım ile her iki firmanın tüm paydaşları; çalışanları, müşterileri ve iş ortakları açısından çok olumlu sonuçlar doğacağına inanıyoruz. Birbirini tamamlayan bu iki firmanın güçlerini birleştirmesi ile ilk hedefimiz, siber güvenlik alanında Türkiye’nin en geniş uzman kadrosuna, en geniş ürün ve hizmet ağına, en güçlü ekonomik yapısına sahip firmayı oluşturmak olacak. Hedef siber güvenlik alanında sadece Türkiye’nin değil bölgenin en büyük gücü olmak. Süreçte M&A danışmanımız olarak çalışan Core Finans ve emek veren herkese teşekkür ederiz” dedi.

İki şirket arasında 4 Aralık 2020 tarihinde imzalanan anlaşma ile süreç resmen başladı. Her iki şirkette de iş süreçleri mevcut haliyle 1 Ocak 2021 tarihine kadar devam edecek. Rekabet Kurumu onayının ardından süreç tamamlandığında Cyberwise çatısı altında harmonizasyon sürecine başlanacak.

 

 

Yasal Bilgilendirme: Bu basın bülteni içerisinde kullanılan ileriye dönük ifadeler satın alma niyet anlaşması çerçevesinde verilmiş olup, yasal satın alma süreci tamamlanana kadar değişiklik gösterebilir.

TÜRKİYE VERİ GÜVENLİĞİNİ INNOVERA’YA EMANET ETTİ!

Siber güvenlik entegrasyonunun lider şirketi Innovera, Türkiye’nin bilişim liderlerini belirleyen “İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2019” araştırmasında ilk 100 şirket arasında yer aldı. 2019’da gelirlerini yüzde 27 oranında artırarak 103,3 milyon TL ciroya ulaşan şirket, aynı zamanda ‘Veri Güvenliği Yazılımı’ kategorisinin en büyük 2 oyuncusundan biri oldu.

 

Türkiye’nin lider kurumlarına siber güvenlik alanında danışmanlık, teknoloji tedariki ve saha hizmetleri sunan Innovera, 2019’da ortaya koyduğu başarılı performansıyla Türkiye’nin en büyük 100 bilişim şirketi arasına katıldı. Bir önceki yıla göre gelirlerini yüzde 27 oranında artıran Innovera, Türkiye’nin en büyük 91’inci bilişim şirketi oldu.

Innovera, ‘Veri Güvenliği Yazılımı’ kategorisindeyse ilk 2 büyük oyuncu arasında yer alarak Türkiye’nin lider güvenlik entegratörü konumunu korudu. Siber güvenlik entegrasyonunun öncü şirketi aynı zamanda ‘Sistem Entegratörü ve İş Ortağı’ ana kategorisinin en büyük 18’inci, ‘Yazılım’ alt kategorisinin 9’uncu, ‘Hizmet’ alt kategorisinin 36’ncı, ‘Hizmet-Danışmanlık’ alt kategorisinin 13’üncü oyuncusu olarak pek çok kategoride Bilişim 500’e adını yazdırmayı başardı.

Türkiye’nin en büyük 500 bilişim şirketinin sıralandığı Bilişim 500 araştırmasının sonuçları, 26 Ağustos 2020 Çarşamba günü düzenlenen organizasyonla açıklandı. BThaber Gazetesi ve M2S Araştırma tarafından hazırlanan ve 21 yıldır Türkiye’nin en büyük 500 bilişim şirketini belirleyen araştırmanın sonuçları, araştırmaya katılan şirketlerin 2019 yılı ciroları baz alınarak oluşturuldu.

 

TEK NOKTADAN KOMPLE ÇÖZÜM

Innovera Genel Müdürü Murat Tora, Bilişim 500 araştırmasının da ortaya koyduğu Innovera’nın güvenlik entegratörleri arasındaki güçlü konumunun ardında 120 kişiden oluşan güçlü ekibiyle, 80’in üzerinde güvenlik ürün ve hizmetini tek çatı altında toplamasının ve tek noktadan komple çözüm getirebilmesinin olduğunu söylüyor. Siber güvenlik teknolojilerinin küresel liderleriyle çözüm ortağı olduklarının altını çizen Tora, siber güvenlik alanında entegrasyonun önemine dikkat çekiyor.

 

2020’DE YATIRIMLAR ARTACAK

Tora, 2020’de siber güvenlik yatırımlarının artacağını da belirtiyor ve “Siber güvenlik saldırılarının tüm dünya genelinde verdiği yıllık zarar 3 trilyon dolar. BT yöneticileri 2020’de dönüşen saldırı ve tehditler karşısında çok sayıda farklı çözümü entegre kullanmak durumunda. Bu durum hem maliyetleri artırıyor hem bilgi güvenliği operasyonlarını karmaşıklaştırıyor. Bu nedenle 2020, şirket üst düzey yöneticilerinin daha konsolide bir BT güvenliği için daha fazla çalıştığı bir yıl olacak” diyor.

PCI DSS FAALİYETLERİMİZİ UZAKTAN YÜRÜTÜYORUZ!

Innovera olarak bizim en önemli önceliğimiz çalışanlarımız ve müşterilerimizin sağlıklı ve güvenli bir şekilde çalışmaya devam etmelerini ve hizmetlerimizin kesintisiz bir şekilde çalışmasını sağlamak. Tüm dünyayı olumsuz etkileyen bu olağandışı koşullar sona erene kadar denetimlerimizi PCI SSC rehberliği ışığında uzaktan gerçekleştirerek müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerimizin sürekliliğini sağlıyoruz.

Çin’in Wuhan şehrinde başlayıp tüm dünyaya yayılan ve son dönemde ülkemizde de etkilerini göstermeye başlayan koronavirüs (COVID-19) salgını birçok kuruluşu uzaktan çalışma modeline geçişe zorladı. Tüm dünyayı etkileyen bu salgın nedeniyle, normal koşullar altında yerinde denetim çalışmalarını bir norm olarak belirleyen Payment Card Industry Security Standarts Council -PCI SSC- (Ödeme Kartı Sektörü Güvenlik Standartları Konseyi), meydana gelen bu olağanüstü durumu ve insan sağlığına olan etkilerini göz önünde bulundurarak PCI DSS (PCI Veri Güvenliği Standartları) denetimlerinin uzaktan gerçekleştirilmesine onay verdi.

Koronavirüsün tüm dünyaya yayılmasıyla gelinen küresel durum ve bu duruma karşı uluslararası çabalar göz önüne alındığında uzaktan denetimler konusunda denetçi firmalar ve denetime tabi olan kuruluşlar tarafından birçok soru gündeme geldi. PCI SSC Kıdemli Başkan Yardımcısı Troy Leach, son koronavirüs salgını sonrasında PCI DSS denetim süreçlerinin nasıl yapılacağı ve sürdürüleceği konusunda bazı önemli açıklamalarda bulundu.

PCI QSA firması olarak yapılan açıklamalar ışığında, bu olağanüstü durumda denetim ve ilgili süreçlerin nasıl değerlendirileceği ve ilerleteceği hakkında PCI SSC tarafından belirlenen kriterlere yönelik bir bilgilendirme hazırladık. Bu süreçte Innovera olarak bizim en önemli önceliğimiz çalışanlarımız ve müşterilerimizin sağlıklı ve güvenli bir şekilde çalışmaya devam etmelerini ve hizmetlerimizin kesintisiz bir şekilde çalışmasını sağlamak. Tüm dünyayı olumsuz etkileyen bu olağandışı koşullar sona erene kadar denetimlerimizi PCI SSC rehberliği ışığında uzaktan gerçekleştirerek müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerimizin sürekliliğini sağlıyoruz.

Seyahat gerektiren tüm faaliyetleri etkiliyor

PCI SSC, koronavirüs ile ilişkili olabilecek olağandışı koşulların sadece toplantılar ve konferanslara katılan büyük grupların toplanmasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda PCI DSS denetimi gibi ülke içi veya yurtdışı seyahat gerektiren diğer faaliyetleri de etkileyebileceğini kabul etti. Yerinde denetimler, PCI DSS sürecinin zorunlu bir gereksinimi olmakla birlikte, bu öngörülemeyen benzersiz durumda yerinde denetimlerle ilgili kararlar alınırken bireysel sağlık ve güvenliğin de göz önünde bulundurulması gündeme geldi.

Denetimlerin yerinde olması gerekiyor mu?

PCI SSC, koronavirüs ile ilgili belirlenmiş olan kısıtlamalar doğrultusunda, bir denetçinin yerinde denetim nedeniyle bir yere seyahat etmesini geçici olarak engelleyen istisnai durumlar olabileceğini kabul ediyor. Bu tür koşullar nedeniyle, şu anda yerinde bir denetimin mümkün olmaması durumunda denetçilerin PCI SSC tarafından belirlenen kriterlere uymaları gerekiyor. Ancak denetçilerin, uzaktan denetim faaliyetini yürütürken uzaktan yaptıkları herhangi bir doğrulamanın (validation), bir gereksinimin “yerinde” olduğunu ve gerekliliklerle ilgili raporu tamamlayıp imzalamadan önce şartların tam olarak yerine getirildiğinden emin olmak üzere gerekli güvence düzeyinin sağladığından emin olmaları gerekiyor.

Denetimlerin Bütünlüğünün Korunması

Denetçilerin, denetimin bütünlüğünün “uzaktan denetimden” olumsuz etkilenmemesini sağlamak için gerekli tüm adımları atmaları gerekiyor. Örneğin, uzaktan denetim yapılırken görüşülen personelin ve incelenen sistem bileşenlerinin aynı olduğundan emin olmak için özel önlemler almaları gerekebilir. Tüm bu süreçler, denetim yerinde yapılıyormuş gibi yürütülmelidir. Ayrıca, uygulamaları incelemek ve kanıt toplamak için kullanılan yöntemler, yerinden denetimde kullanılan yöntemlerle en az aynı seviyede güvence ile sağlanmalıdır.

Denetçiler ayrıca “Yerinde Denetimin” neden yapılmadığını ve uzaktan denetimin nasıl eşdeğer bir güvence sağladığını “Uygunluk Raporunda” açıkça belgelemekle yükümlüdür.  Bu nedenle bu yükümlülüğü gerçekleştirebilmek için denetime tabi kuruluşlarında gerekli özen ve düzeni göstermesi gereklidir. Denetim veya başka bir talep durumunda, ilgili tüm kanıtlar değerlendirmeyle ilgili hazırlanan belgelerin bir parçası olarak saklanmalıdır.

Uzaktan denetimlerde, denetim sonuçlarının yerinde denetimlerde elde edilenlerle orantılı olmasını sağlamak üzere tüm önlemler alınmalıdır. Bu nedenle denetimin uzaktan yapılması daha uzun sürebilir. Ayrıca bazı test, değerlendirme ve denetim türleri sadece bizzat yerinde yapılabilir ve tamamlanma gecikmeleri kaçınılmaz olabilir.

UZAKTAN ÇALIŞMA MODELİNE GEÇECEK KURUMLAR İÇİN SİBER GÜVENLİK İPUÇLARI

Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’de görüldüğünü açıkladığı koronavirüs endişesiyle uzaktan çalışma modeline geçmek istiyorsanız, siber tehditlerden korunmanız gerekiyor. Innovera, güvenli bir uzak çalışma modeli için kurumların alması gereken önlemleri paylaştı.

Dünyada uzaktan çalışma trendi yükselişe geçerken, 2020’nin ilk günlerinden bu yana dünya genelinde hızla yayılan koronavirüs, bugüne dek 87 ülkede 90 bin kişinin üzerinde kişiye bulaştı. T.C. Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’de de vakaya rastlanması açıklamasından sonra genel önlemler alınmaya başlarken, şirketler de evden ya da uzaktan çalışma izinleri veriyorlar.

Uzaktan çalışanlar, koronavirüsten korunurken, kişisel bilgisayar ve telefonlarından kritik verilere ulaşarak siber saldırganlara davet çıkartabiliyor. Innovera, kurumlar ile uzaktan ve kendi cihazlarından çalışanlar için faydalı siber güvenlik ipuçlarıyla, siber tehditlerden korunma yollarını açıkladı.

Uzaktan çalışma, BT departmanlarının siber güvenlik tehditlerini izlemesini ve gereken önlemleri almalarını zorlaştırabiliyor. Kullanıcıların uzakta olması ve kişisel cihazlarından çalışması halinde alınacak ek tedbirleri aşağıda bulabilirsiniz.

Güvenli uzak bağlantı iletişim hattı: Şirket ağına uzaktan bağlantının VPN gibi güvenli iletişim kanalları üzerinden yapılmasını sağlayın.

Limitli uzak bağlantı erişim hedefi: Uzaktan erişim ile ağa bağlanacak kullanıcılar, sadece görevi gereği ihtiyaç duyacağı kadar sisteme erişim sağlamalı. BT yöneticileri, özellikle ERP, CRM, hassas verilerin saklandığı veri tabanları, yedekleme sistemi gibi veri kaynaklarını uzaktan erişim yapacak kişilerin gereksiz erişim yetkilerini sınırlandırmalı.

2 faktörlü kimlik doğrulama metodu: Uzaktan erişim bağlantılarında sadece kullanıcı adı ve parola doğrulaması yeterli değildir. Bunun yanında, OTP (tek kullanımlık parola), biyometrik kimlik doğrulama, akıllı kart, cep telefonu 2FA uygulaması vb. ikinci bir faktör ile kimlik doğrulama yapılmalıdır. Böylece kullanıcıların kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi, ağa yetkisiz erişim için yeterli olmayacaktır. 2 faktörlü kimlik doğrulama, sadece VPN değil, Internet üzerinden erişilebilen tüm uygulamalarda tercih edilmelidir.

Güvenli kimlik doğrulama: 2 faktörlü kimlik doğrulamanın hızlıca uygulanamadığı hallerde, mevcut kimlik doğrulama metodunun güçlendirilmesi tedbiri alınmalıdır. Uzak bağlantı için kullanılacak parolaların en az 12 haneli, büyük ve küçük harf, rakam ve özel karakter kombinasyonlarından oluşturulması ve bunların güvenli bir şekilde saklanması gerekmektedir. Kaba kuvvet (brute force) parola tahmin saldırılarına karşı korunmak için CAPTCHA adı verilen ve robot/insan ayrımını yapan doğrulama sistemi kullanmak da etkin bir tedbir olarak göze çarpmaktadır.

Kurum BT altyapısını uzaktan çalışmaya uygun hale getirme: Siber güvenlik risklerini önlemek için sadece teknik çözümler yeterli değil. Kurumların risk yaklaşımlarına uzaktan çalışma modellerini entegre etmesi gerekiyor. İş sürekliliği planları, salgın hastalık ve benzeri durumlara uyarlanmalıdır.

Ağ bant genişliği: Uzaktan çalışanların sayısı arttıkça, kurumların VPN/güvenli bağlantı trafiklerinde ciddi bir artış olacak. Çevik bilişimi benimseyen kurum ve kuruluşlar, bu konuya hazırlıklı olabilir ancak ilk kez uzaktan çalışma modeline geçen kurumlar, VPN lisans sayılarının, VPN hattının azami kapasitesi gözden geçirerek, gerekiyorsa geliştirmeler yapmalıdırlar.

Bugün birçok şirketin kullandığı bulut sistemleri, olası trafik darboğazlarına karşı ideal bir çözüm sağlar ve iş sürekliliğini aksatmaz. Ek bir yatırım olmadan hızlı bir şekilde kurulabilen hazır bulut altyapıları, verileri her yerden erişilebilir tutarken, şirket ağının kullanacağı internet trafiğini de azaltır.

Uzaktan çalışan cihazların güvenlik kontrolü: Uzaktan çalışan kullanıcıların kullandığı cihazların da kurumlara ait cihazlar, gerekli güvenlik tedbirlerinin baştan ve zorlayıcı kurallarla alınabilmesi açısından idealdir. Bunun mümkün olmadığı durumda, uzak kullanıcıların kişisel cihazlarla ağa bağlanması gerektiğinde, güvenli bağlantı öncesinde son kullanıcı cihazında anlık güvenlik kontrolü yapabilen VPN uygulamaları tercih edilebilir. Bu VPN uygulamaları, kullanıcının kimlik doğrulamasını yaptığı gibi kullanılan cihazın asgari güvenlik standartlarını sağlayıp sağlamadığını da kontrol edebiliyor.

24 saat güvenlik izleme/müdahale: Uzaktan çalışma modeline geçiş ile sistemlere erişim saatleri de 24 saate yayılır hale gelebilecektir. Dolayısıyla sadece mesai saatleri süresince güvenlik ihlal takibi yapmak ve olaylara müdahale etmeye çalışmak yeterli olmayacaktır. Siber güvenlik olaylarının izlenmesi için var olan sistemlerin 24 saat süresince kesintisiz izleme yapması sağlanmalıdır. Mesai saatleri dışında olay müdahalesi yapabilecek, vardiya usulü personel çalıştırmayan kurum ve kuruluşlar, güvenlik ihlallerine otomatik müdahale edebilecek “Security Orchestration Automation & Response (SOAR)” çözümlerini kullanabilirler. Halihazırda SOAR çözümü kullanan kurum ve kuruluşlar ise uzaktan erişim güvenlik ihlallerine uygun müdahale senaryolarını tanımlamalıdırlar.

Phishing / oltalama saldırılarına karşı korunma: Uzak çalışanlarla ilgili bir diğer önemli unsur da insan faktörü. Siber saldıranlar korku ve panik duygularına oynayarak kritik verilerin peşine düşüyorlar ve bu durum koronavirüs için de geçerli. Güvenlik araştırmacıları, COVID-19 salgınının en başından bu yana, konuyla ilgili uyarılarda bulunuyorlar. Koronavirüs yayılımını takip edebildiğimiz bazı web haritalarında zararlı yazılımlar olduğu da ortaya çıktı. Benzer şekilde koronavirüsle ilgili olabilecek bir bilgilendirme sanılan e-posta ile gelen ekte ya da e-posta içeriğindeki bağlantıdaki dosyalar çalıştırıldığında, zararlı yazılımlar ağa giriş yapma yolunu bulmuş olacaktır. Bir bilgisayardan diğerine sıçrayarak ağın her noktasından veri toplayabilecek hale gelebilirler. Bu sebeple hem çalışanlara hem de kurumsal verilere zarar gelmemesi için çalışanlara “oltalama e-postaları”, “güvenlik yamaları” ve “güvenli veri paylaşımı” konularında temel siber güvenlik farkındalık eğitimi vermek önem taşıyor.

Çalınma/kaybolmaya karşı tedbir: Uzaktan çalışma ile öne çıkan risklerden birisi de fiziksel güvenlik riski olup, bu riskin yönetimi de siber güvenliğin kapsamına girmektedir. Uzaktan çalışılan cihazın üzerinde saklanan hassas kurumsal veriler, çalınma, kaybolma gibi durumlarda yetkisiz kişilerin eline geçebilir. Bu tip risklere karşı bilgisayardaki verilerin şifrelenerek depolanmasını sağlayacak yazılımlar ve uzaktan veri silebilen yazılımlar tercih edilebilir.

MICROSOFT SMB SUNUCULARI VE SMB İSTEMCİLERİNİ ETKİLEYEN BİR GÜVENLİK AÇIĞI TESPİT EDİLDİ

Microsoft Windows ortamında kullanılan SMBv3 (Server Message Block 3.1.1) protokolünü etkileyen kritik dereceli bir zafiyet duyuruldu. Microsoft’un henüz yamasını yayınlamadığı CVE-2020-0796 ID’li güvenlik açığı, zamanında önlem alınmadığı takdirde geçtiğimiz yıllarda büyük bir hızla yayılan WannaCry saldırısıyla eşit etki oluşturabilecek bir potansiyele sahip.

Devamını Oku

Facebook yeni bir skandalla karşı karşıya!

419 milyon Facebook kullanıcısının telefon bilgileri, yaşadıkları bölge, cinsiyet ve yaşlarını da içeren kişisel bilgiler internete sızdı. Herkesin kullanabileceği bir veri tabanı aracılığıyla yaşanan sızıntıyı Facebook yetkilileri de doğruladı ancak rakamı yaklaşık 200 milyon olarak açıkladı.

Devamını Oku

VERBİS için son tarih yaklaşırken uzmanlar uyarıyor: KVKK uzun soluklu bir maraton!

Innovera’nın veri güvenliği uzmanları, VERBİS’e kayıt yaptıracak şirketlerin KVKK konusunu hem yasal hem teknolojik açıdan uzun vadeli düşünmesi gerektiği konusunda uyardı. VERBİS’e kayıt zorunluluğuna uymayanları ise 1 milyon TL’ye kadar para cezası bekliyor!

Devamını Oku

Uygulama Geliştirme Çalışmaları DevSecOps ile Güvence Altında!

Şirketlerin geliştirici ve operasyonel ekiplerini aynı iş akışı üzerinde buluşturan DevOps trendiyle ortaya çıkan yeni güvenlik ihtiyaçlarını DevSecOps yaklaşımı karşılıyor.

Devamını Oku

Oltalama saldırılarına karşı kullanıcılar neler yapabilir

Kişisel verileri ele geçirmek için yapılan oltalama saldırılarına karşı her zaman dikkatli olunması gerekmektedir. Oltalama saldırıları genellikle mail ve sosyal medya yoluyla yapılmaktadır. Saldırganlar genellikle kurbanlarının güvenini kazanmaya çalışıp onları gerçek olmayan bir olaya inandırmaya zorlarlar. Gelen her mesaj ve maile şüpheyle yaklaşılması gerekmektedir. “Bir şey gerçek olamayacak kadar güzelse, gerçek değildir” şeklinde düşünülerek, ücretsiz telefon, tablet veya internet vermeyi hedefleyen zararlı bağlantılardan uzak durulmalıdır.

Devamını Oku