Anne – babalar dikkat: Çocuklarımıza güvenli bir teknolojik altyapıyı nasıl hazırlarız?

Farklı yaş gruplarında nasıl bir teknoloji altyapısı, ürün ve çözümler sunulmalı? Siz ebeveynlere bu konuda rehberlik ve destek sunuyor musunuz?

Dönem ödevleri için evdeki tek bilgisayarı emaneten kullanan çocuklardan, hane içindeki en ileri teknolojiyi sahiplenen ve hatta parmağında oynatan çocuklar dönemine hızlı bir geçiş yaptık. En gelişmiş akıllı telefon ve tabletlerin öncelikli hedef kitleleri arasında artık çocuklar ve gençler bulunuyor. Buna karşın, çocukların ve gençlerin bilişsel gelişimi teknolojiye yatkınlıkları kadar hızlı ilerlemiyor değil elbette. Ne yazık ki siber suçlular da bunun farkında. Bu nedenle kimlik hırsızlığından, online zorbalığa kadar en çok hedef alınan kitle yine çocuklar ve gençler oluyor. Örneğin DoSomething.org platformunun verilerine göre, sanal ortamda vakit geçiren çocukların yüzde 43’ü siber zorbalıkla karşı karşıya kalıyor.

Innovera olarak bu konuya özellikle önem veriyoruz. Bu amaçla ABD merkezli sivil toplum kuruluşu SafetyKids’in çalışmalarını temel alarak “Güvenli İnternet için Ailemizin 10 Kuralı” başlıklı bir rehber hazırladık ve bunu ebeveynlerle paylaşıyoruz.

Ebeveynlerin bu konuda farkındalığını, bu konuda bir şeyler öğrenme ve doğru adımlar atma ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte her geçen gün daha fazla aile, çocukların teknolojiyle kurduğu etkileşim konusunda farkındalık kazanıyor. Ebeveynler özellikle viral hale gelen tehditlere karşı korumacı yaklaşıyor. Mavi Balina ya da yakın dönemde ortaya çıkan MOMO gibi çocukları ve gençleri hedefleyen tehlikelere karşı bilinç hızla artıyor. Biz kendi çalışmalarımızla çocuklara ve gençlere güvenli internet kültürü kazandırarak hem kendilerine hem de başkalarına zarar verebilecek davranışların önüne geçmek için büyük çaba sarf ediyoruz. Ailelerin siber dünyadaki güvenliğini artırmayı, firma olarak bir sosyal sorumluluk görevi olarak görüyoruz. Bu kuralların benimsenmesi için yaptığımız çalışmalara da işte bu bilinçle devam ediyoruz.

Aileden alınacak doğru bir bilişim rehberliği, çocuklara ve gençlere neler katar, onları nelerden korur?

Diğer her konuda olduğu gibi siber güvenlikte de eğitim ailede başlıyor. Bilişim alanında ebeveynlerin doğru kılavuzluğu büyük önem taşıyor. Teknolojinin ve internetin “yap” ve “yapma”larını anne babasından sağlıklı bir şekilde öğrenen çocuklar, dijital dünyanın sadece bir oyun ve eğlence yeri olmadığının bilincine varıyor. Hem kendisini hem ailesini ilgilendiren paylaşımlarda daha temkinli davranıyor. Bu da siber tehditler karşısında ekstra bir güvenlik katmanı oluşturuyor.

Bu başlıkta farkındalığın gerek küresel bazda gerek Türkiye özelinde nasıl bir gelişim sergilemesini bekliyorsunuz?

Teknoloji artık yaşamın en temel unsurlarından biri haline geldi. Teknoloji geliştikçe, buna bağlı riskler de sürekli olarak gelişiyor ve evrim geçiriyor. Ne zaman ortaya yeni ve dikkat çekici bir teknoloji çıksa, milyonlarca insanın ilgisi o tarafa yoğunlaşıyor. Siber suçlular da bu ilgiyi kendi çıkarları için kullanmanın yollarını arıyor. Yaşamın diğer tüm unsurlarında olduğu gibi teknolojide de tüm riskleri ortadan kaldırmak mümkün değil. Bu nedenle siber güvenliğin temelinde her zaman teknolojiye dair farkındalığın artırılması olmalı. Yani ortada risk var diye teknolojiden kaçınmak veya çocuklarımızı bu yeniliklerden uzak tutmak doğru bir yaklaşım değil.

Öte yandan, çocuklarımızın karşılaşacağı riskleri azaltmak ve olumsuz durumlarda nasıl tepki vermeleri gerektiğini öğrenerek onlara aktarmak büyük önem taşıyor. Sağduyulu bir yaklaşım ve makul önlemlerin alınması, teknolojiyle ilgili pek çok soru işaretini ortadan kaldıracaktır. Güvenlik sorununu farkındalık ve alınan önlemlerle aştığımızda, teknolojinin hayatımıza kattıklarından çok daha etkin biçimde yararlanabiliriz.